Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Add Starynovel to the desktop to enjoy best novels.
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Your cookies settings
Strictly cookie settingsAlways Active
NEFRETLE ÖRÜLEN DUVARLAR
READING AGE 16+
ARVEL
Romance
ABSTRACT
Bazı nefretler lise sıralarında filizlenir, kanla beslenir ve bir imparatorluğun gölgesinde büyür."
Irmak için Atahan ALTINTAŞ, lise yıllarından kalma karanlık bir kabustu. Irmak ise Şimdi bir marketin yorgun rafları arasında, hayatın yükünü omuzlamaya çalışan sıradan bir kadındı. Ancak bilmediği bir şey vardı: Kaçtığını sandığı o kabus, aslında Türkiye’nin yer altı haritasını çizen adamın ta kendisiydi.
Bursa'dan İstanbul'a, İzmir’in limanlarından Mardin ve Şırnak’ın sınır hatlarına kadar; Ankara, Urfa, Muş ve Van... Tüm bu şehirlerin karanlık sokakları tek bir isme, Atahan Altıntaş'a çalışıyordu. Atahan, ülkeyi bir örümcek ağı gibi saran bu devasa imparatorluğun sarsılmaz efendisiydi.
Atahan, Irmağı liseden beri hiç bırakmamıştı. Ona duyduğu hastalıklı aşkı, buz gibi bir nefret maskesinin ardına gizledi. Irmak ondan gerçekten nefret ederken; Atahan, sevdiği kadını adım adım kendi Altın Kafesine çekiyordu.
Marketin tozlu koridorlarından, mafyanın kan kokulu zirvesine uzanan bu yolda; Irmak sadece bir rehine miydi, yoksa Atahan'ın dize getiremediği tek güç mü?
"Bursa’nın sokaklarından Mardin’in dağlarına kadar herkes bana diz çökerken, sen neden hala gözlerimin içine nefretle bakıyorsun Irmak?"